• No se han encontrado resultados

Mejora de las Clasificaciones Internacionales de Productos Pesqueros

In document GOBERNACION DEL CAQUETA (página 49-53)

= Tip II.

14) Unless you ring the bell twice, nobody will answer it... Gelecek zaman = Tip I.

15) Should there be any delay, please notify us at once... "Notify us" emrinin gereği gelecek zamanda gerçekleşecektir. Dolayısıyla, Tip I. Ayrıca, bknz. "Devrik Tipler".

16) I should be very grateful if you would reply as soon as possible... Bir nezaket tümcesi. Bknz. if- tümcelikte yardımcı fiiller.

17) We wouldn't have to go shopping again today if you had bought enough supplies yesterday. Eğer dün yeterli miktarda malzeme satın almış olsaydın, bugün yeniden alışverişe gitmek zorunda kalmayacaktık. Geçmiş zaman için Tip III, şimdiki zaman için Tip II.

18) If he didn't gamble as much as he does, I'm sure he would have been quite rich by now. Her zaman kumar oynadığı anlaşılıyor. Genelde, yani Tip II, bu kadar çok kumar oynamasa, şimdiye değin, yani geçmişten günümüze zengin olmuş olurdu = Tip III.

19) If it hadn't been for their help, we wouldn't be here now. Geçmişte bize yardım ettiler = Tip III. Yoksa şimdi burada olmazdık = Tip II.

20) I'll help you provided that you promise to be more careful from now on. From now on = Bugünden itibaren, yani gelecekte = Tip I.

21) As everyone knows, she's a hopeless case. Always and ever. I should have married her if she weren't such a fool... Herkesin bildiği gibi, umutsuz vakadır. Herzaman böyledir kendisi... Böylesine bir budala olmasa = Tip II, şimdiye değin çoktan onunla evlenmiş olurdum = Tip III.

22) If I had known about the cancelation beforehand, I wouldn't have bought a ticket in the first place... İptal konusunu önceden öğrenmiş olsaydım, daha işin başında bilet almazdım, almamış olurdum.

23) If I hadn't missed that plane, I would be dead now.... Eğer o uçağı kaçırmamış olsaydım -- ki kaçırdım = Tip III -- şu anda ölmüş olacaktım.. Şu anda ölü değil, konuşuyor olduğuma göre Tip II.

24) Were she to appear here suddenly, wouldn't you be greatly surprised? Tümcenin ikinci bölümünden şimdiki zamana ilişkin bir belirleme yapıldığı anlaşılıyor: Ansızın ortaya çıkıverse, çok şaşırır mısın? 25) Were you to have been sent on your own for this difficult mission, you should have had a perfect right to protest. Tümcenin ikinci bölümünden geçmiş zamana ilişkin bir belirleme yapıldığı anlaşılıyor. Koşul tümceliği geçmiş zamana atmak için perfect mastar kullandık: "to have been sent" = "gönderilmiş olmak"... Tümcenin anlamı: Eğer bu zor görev için tek başına gönderilmiş olsaydın, şikayet etmek için pekala haklı bir sebebin olabilirdi... İma edilen anlam: Ama tek başına gönderilmedin, şikayet etmek için de haklı bir nedenin yok...

________________________________________________________________________

DİLEK - KOŞUL KİPİ

THE SUBJUNCTIVE MOOD BU BÖLÜMÜN KONULARI

Kısa Açıklama / İki Ana Başlık / Kalıplar / Örnekler ve Çevirileri / Geliştirilmiş Bir Örnek / Zamana Bakış Açısı / Başka Örnekler ve Çevirileri / Bu Kip Çağdaş İngilizce'de Ölüyor mu? / Exercise - 1 / Exercise - 2 / Exercise - 3 / Diğer Örnekler

KISA AÇIKLAMA

Az sayıda kalıp içeren bu kip, yine de İngilizce'nin en işlek ve en ilginç -- yabancıların da en çok güçlük çektiği yönlerinden birini oluşturuyor. İlgi alanımız şimdi dilek ve isteklerin, öneri ve gerekirliklerin, hayıflanmaların, varsayımların dünyasıdır.

Aslında, Türkçe yazılan bir İngilizce gramerde, "the subjunctive mood" karşılığında "varsayım kipi" gibi bir deyim kullanmak en doğrusu olurdu. Ancak, yeni bir terim kargaşasına yol açmamak için, yerleşmiş olan "dilek kipi, dilek-koşul kipi" karşılığını kullanmağa devam edeceğim. Aslında, gerçekten de, İngilizce'de bu kipte kurulan anlatımların önemli bir bölümü Türkçe'ye bizdeki "dilek kipi" ile çeviri verir.

Öte yandan, çeşitli kalıpların içerdiği anlamlar birbirinden son derece farklıdır ve yapı özelliği dışında aralarında bir anlamsal bağ aramamak en doğrusu olur... Yapı açısından ise herhangi bir güçlük çekeceğinizi sanmıyorum, çünkü koşul kipi tümcelere tam bir koşutluk gösteriyorlar.

Az sayıdaki tümce açılış kalıbını aklınızda tutmanız koşuluyla, tanınması ve kullanılması son derece kolay bir konu...

Kısaca özetlemek istersek: İngilizce'de fiil çekimlerinden yola çıkarak yalnızca üç kip (= mood) bulunduğu söylenebilir:

The indicative, the subjunctive, the imperative sırasıyla,

1. gerçeklerin dünyası (insanlar çoğu zaman yalan söylüyor veya yanılıyor olsalar da); 2. dilek, koşul ve varsayımların dünyası; ve,

3. buyrukların dünyasını içerir...

Koşul kipinde de kullanılan çekimler "subjunctive" çekimlerdir. Taşıdıkları büyük önem nedeniyle, koşul ve dilek kipini bu kitapta iki ayrı bölümde ele almayı tercih ettiğimi daha önce de vurgulamıştım. Demek ki aslında, "subjunctive mood" çekimlerini sizler bir önceki bölümde esasen öğrenmiş bulunuyorsunuz.

________________________________________________________________________

1

"PRESENT" KALIPLAR Temel Örnek = If --- WENT

Şimdiki Zaman, Geniş Zaman, Gelecek Zaman (yani present ve future) boyutlarına yönelik dilek, özlem ve varsayımlarımız için, Koşul Kipi Tip II kalıplar geçerlidir. Bu da çok doğal... "If went" örneğinin koşul kipinde present anlam taşıdığını artık biliyorsunuz.

* * * * * 2

"PAST" KALIPLAR

Temel Örnek = If --- HAD GONE

Geçmiş zamana dönük pişmanlık, hayıflanma, yada gerçekleşmemiş dilek ve varsayımlarımız için, Koşul Kipi Tip III kalıplar geçerlidir.

EN SIK KULLANILAN KALIPLAR I wish = dilerim; dilerdim; ah keşke...

I'd rather [ would rather ] = tercih ederim / ederdim ayrıca, " would sooner "

veya, " would just as soon " If only = Ah keşke

Suppose = Tut ki, diyelim ki, varsayalım ki... It's time = Zamanıdır, zamanı geldi

It's about time = Yaklaşık zamanıdır

It's high time = Zamanı çoktan geldi geçiyor Would to God = Tanrıdan dilerim / dilerdim as if = as though = sanki, güya, gibi

________________________________________________________________________

In document GOBERNACION DEL CAQUETA (página 49-53)